Sayfalar

7 Aralık 2017 Perşembe

Kadın Yapar

Geçmişten beri süregelen ve toplumsal bir oyuk haline gelen bir mesele, aslında her ne kadar kendisi bir mesele olmasa da çeşitli zihniyetler yüzünden bu durum bir mesele haline getiriliyor. Kadının toplumdaki yeri...

Dünyada ve ülkemizde kadının toplumdaki yeri hep geri planda kalmıştır. Aynı durum içinde bulunduğumuz medya camiası için de geçerli. Medya kuruluşlarındaki kadın çalışanların sayısına baktığımız zaman direkt olarak bir eşitsizlik göze çarpmakta. Bunu birçok sebebe bağlamak mümkün. Geçmişten gelen "kadın çalışmaz" düşüncesi, yapılan işin erkek işiymiş gibi görülmesi, kadının bu meslek profiline uygun görülememesi hatta talebin yetersiz olması bile diyebiliriz.

Çalışma koşullarında yer alan bir takım tehdit unsurları da kadınları bu sektörden uzak tutabiliyor. Özellikle erkek çalışan sayısının fazlalığı kadın çalışanları tedirgin edebiliyor. Kadın birey her an kendini savunamayacağı düşüncesi ile bir çok işten kaçınabiliyor. Buradaki eksikliği kadının savunmasızlığına değil kadını böyle bir durum içine sürükleyen yapıya yüklemek daha doğru olur.

Ülkemizde kadına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 83. yıl dönümünde fakültemizde gerçekleştirilen bir etkinliğe katılan 3 kadın katılımcı olan Elif Çavuş, Meryem Akgün, Nurgül Günaydın'da bizlerle mesleğe atılma ve bugünlere gelene kadar başlarından geçen serüvenleri biz gazeteci adayları ile paylaştılar. Oldukça başarılı geçmişlere sahip olan bu gazeteciler bizlere bu mesleği kadınlarında ne kadar iyi yapabileceğini gösterdi.

Daha önce yer yer kadınların bu sektöre atılım göstermelerini sağlamak için bir takım girişimlerde bulunulmuş olasa da bu çabalar sonuçsuz kalmıştır. Toplumu ilgilendiren bir meselenin amacına en uygun şekilde ulaşabilmesi için erkek eli kadar kadının da elinin o meseleye değmesi lazım. Bunun için yapılan girişimlerin sayısının artmasının verimli olabileceği gibi katılımcı kesimlerinde seslerini daha iyi duyurabilmek adına daha iyi çalışmalara imza atmaları gerekmektedir.