Sayfalar

30 Kasım 2017 Perşembe

İletişim "D"ilimi

Günümüzde iletişim bilimi sadece ilgilenenlerin fikir sahibi olabildiği bir alandır. Yani işin içinde değilseniz olup biteni kavramakta biraz zorlanabilirsiniz. Teknik terimler dışında anlatılanları anlamakta zorlanmazsınız ama ortaya bir şeyler koymak güçtür. Bu güçlüğü ortadan kaldırmak adına iletişim bilimleri ve kuramlar, iletişim fakültelerinde öğrencilere aktarılır. Benim şahsi görüşüm; gazetecilik bölümü gazeteci, reklamcılık bölümü reklamcı yetiştirmez. Bu bölümler iletişimci yetiştirir. Mezun olan öğrenci kendini yetiştirdiği alana yönelir. İletişim bilimini iyi öğrenen ve pratiğe dökebilen sektörün ayakta kalanlarından olur, adı üstüne iyi iletişim kurar.

Ülkemizde sayıca fazla iletişim fakültesi ve buna oranla fazlaca iletişim fakültesi öğrencisi bulunmaktadır. İstatistiklere bakıldığı zaman tek bir iletişim fakültesi bütün sektörün ihtiyacını giderebilir. Bu orantısızlık içinde "iş sahibi olabilmek" biraz zorlaşıyor çünkü ciddi anlamda ince bir elekten geçmeye çalışmaktayız. Kendimizi tek bir alanda değil her alanda yetiştirmek zorundayız. Yani iletişim bilimine ve iletişim kuramlarına hakim olmak bir şeye yetmiyor maalesef. 

Günümüz sektöründe yer alan iletişimcilerin çoğu "alaylı" olarak adlandırılmakta. Yani iletişim eğitimi almamış ama işin içinde yetişip bugünlere gelebilmiş kişiler. Bugün biz iletişim öğrencilerini elekten geçirecek olan medya büyükleri alaylı olmakla birlikte hala daha alaylı olarak yetişen ve sektöre yerleşenler yüzünden mezun olarak bir yerlere gelmek isteyenlerin önü kesiliyor...